https://www.youtube.com/shorts/6d_eqwRGCvI
RABBİM GÜNAHLARIMIZI BAĞIŞLA, BİZE MERHAMET ET, SENİN KAPINDAN BAŞKA, SIĞINACAK KAPI YOKTUR YARABBİ
Mü'minûn / 118. Ayetوَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ
Rasûlüm! De ki: “Rabbim! Günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Merhamet edenlerin en hayırlısı sensin!”
TEFSİR
“Rabbim! Günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Merhamet edenlerin en hayırlısı sensin!” (Mü’minûn 23/118)
Mü’minûn suresi 115. âyet insanın abes yaratılmadığını ifade buyurmuştu. İnsanın abes yaratılmaması Allah’ın rahmetinin bir tezahürüdür. Bu rahmetin gereği olarak imanlı bir şekilde kabre girenler ebedi cenneti kazanacaklardır. Bu sebeple sûre “merhamet edenlerin en hayırlısı sensin” (Mü’minûn 23/118) diyerek son buldu. Peşinden gelen Nûr suresi ise boşa yaratılmayan insanların uyması gereken hükümleri beyân ederek başlamaktadır. Bu da insanlar için Allah’ın bir lütfudur. Onlar sorumluluklarını yerine getirerek Allah’a ibâdet edecekler, bu hükümler sayesinde aralarındaki anlaşmazlıklar engellenecek, kötülüklerin önü alınacaktır. Çünkü şefkat ve merhamet, insanların kalplerinin huzurunu temin etmeyi gerekli kılmaktadır:
“Rabbim! Günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Merhamet edenlerin en hayırlısı sensin!” (Mü’minûn 23/118)
Mü’minûn suresi 115. âyet insanın abes yaratılmadığını ifade buyurmuştu. İnsanın abes yaratılmaması Allah’ın rahmetinin bir tezahürüdür. Bu rahmetin gereği olarak imanlı bir şekilde kabre girenler ebedi cenneti kazanacaklardır. Bu sebeple sûre “merhamet edenlerin en hayırlısı sensin” (Mü’minûn 23/118) diyerek son buldu. Peşinden gelen Nûr suresi ise boşa yaratılmayan insanların uyması gereken hükümleri beyân ederek başlamaktadır. Bu da insanlar için Allah’ın bir lütfudur. Onlar sorumluluklarını yerine getirerek Allah’a ibâdet edecekler, bu hükümler sayesinde aralarındaki anlaşmazlıklar engellenecek, kötülüklerin önü alınacaktır. Çünkü şefkat ve merhamet, insanların kalplerinin huzurunu temin etmeyi gerekli kılmaktadır:
