Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

30 Temmuz 2024 Salı

Kâfirlerin hoşuna gitmese de, her türlü şirk ve gösterişten uzak durup, ibâdet ve taati, yalnızca Allah’a has kılarak, Ona yalvarın

 Kâfirlerin hoşuna gitmese de her türlü şirk ve gösterişten uzak durup ibâdet ve taati yalnızca Allah’a has kılarak O’na yalvarın!
Mü'min / 14. Ayet
فَادْعُوا اللّٰهَ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَ وَلَوْ كَرِهَ الْكَافِرُونَ
Öyleyse ey mü’minler, kâfirlerin hoşuna gitmese de her türlü şirk ve gösterişten uzak durup ibâdet ve taati yalnızca Allah’a has kılarak O’na yalvarın!


29 Temmuz 2024 Pazartesi

RABBİM, BİZİ KARANLIKTAN, AYDINLIĞA ÇIKAR, RAHMETİNİ İNDİR, MELEKLERİDE, ŞAHİT TUT,YARABBİ

https://www.youtube.com/shorts/oXP0kdKDv0Y
RABBİM, BİZİ KARANLIKTAN, AYDINLIĞA ÇIKAR, RAHMETİNİ İNDİR, MELEKLERİDE, ŞAHİT TUT,YARABBİ
Ahzâb / 43. Ayet
هُوَ الَّذ۪ي يُصَلّ۪ي عَلَيْكُمْ وَمَلٰٓئِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يمًا
O Allah ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize feyiz ve rahmetini indirir; melekleri de sizin için duâ edip bağışlanma dilerler. Gerçekten Allah, mü’minlere karşı pek merhametlidir.


RABBİM,İBADET VE DUALARI İLE KATINDA, DEĞERLİ OLANLARA,BİZLERİDE, DAHİL ET YARABBİ

RABBİM,İBADET VE DUALARI İLE KATINDA, DEĞERLİ OLANLARA,BİZLERİDE, DAHİL ET YARABBİ
Furkan / 77. Ayet
قُلْ مَا يَعْبَؤُ۬ا بِكُمْ رَبّ۪ي لَوْلَا دُعَٓاؤُ۬كُمْۚ فَقَدْ كَذَّبْتُمْ فَسَوْفَ يَكُونُ لِزَامًا
Rasûlüm! De ki: “Eğer kulluğunuz ve yakarmanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin ki? Fakat siz gerçekten Kur’an’ı ve Peygamber’i yalanladınız; bu sebeple azap sizin yakanızı bırakmayacaktır.”


RABBİM, GÖKTE VE YERDEKİ, HER VARLIK, SENİ TESBİH ETMEKTEDİR, SENİ TESBİH ETMEYİ, BİZEDE NASİP ET YARABBİ

https://www.youtube.com/shorts/nGBZfmg9d5g
RABBİM, GÖKTE VE YERDEKİ, HER VARLIK, SENİ TESBİH ETMEKTEDİR, SENİ TESBİH ETMEYİ, BİZEDE NASİP ET YARABBİ
Nûr / 41. Ayet
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَالطَّيْرُ صَٓافَّاتٍۜ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْب۪يحَهُۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ
Görmez misin ki, göklerde ve yerde bulunan her varlık, bu arada kanat çırparak uçan dizi dizi kuşlar Allah’ı tesbih ediyor? Onların her biri kendi duâsını ve tesbihini bilmektedir. Allah, onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilir.



RABBİM HZ EYYÜBÜN, DUASINI KABUL ETTİĞİN GİBİ, BİZİDE, GAM VE KEDERDEN KURTAR, VE DUALARIMIZI, KABUL ET, YARABBİ

https://www.youtube.com/shorts/B0EAMPqCNmA
RABBİM HZ EYYÜBÜN, DUASINI KABUL ETTİĞİN GİBİ, BİZİDE, GAM VE KEDERDEN KURTAR, VE DUALARIMIZI, KABUL ET,YARABBİ
Enbiyâ / 88. Ayet
فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ
Biz de onun duasını kabul buyurduk; kendisini gam ve kederden kurtardık. İşte biz mü’minleri böyle kurtarırız.


RABBİM HZ EYYÜBÜN, VE AİLESİNİN, SIKINTILARINI GİDERİP BAĞIŞLADIĞIN GİBİ, BİZİM VE AİLEMİZİNDE, SIKINTILARINI GİDER, VE BAĞIŞLA YARABBİ

 https://www.youtube.com/shorts/Dg3x--14pXg

RABBİM HZ EYYÜBÜN, VE AİLESİNİN, SIKINTILARINI GİDERİP BAĞIŞLADIĞIN GİBİ, BİZİM VE AİLEMİZİNDE, SIKINTILARINI GİDER, VE BAĞIŞLA YARABBİ
Enbiyâ / 84. Ayet
فَاسْتَجَبْنَا لَهُ فَكَشَفْنَا مَا بِه۪ مِنْ ضُرٍّ وَاٰتَيْنَاهُ اَهْلَهُ وَمِثْلَهُمْ مَعَهُمْ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَذِكْرٰى لِلْعَابِد۪ينَ
Biz de onun duasını kabul buyurduk; bütün dert ve sıkıntılarını giderdik; katımızdan bir rahmet ve bize kulluk yapanlara bir ders olmak üzere ona aile efradını ve bir o kadarını daha bağışladık.


RABBİM,YALNIZCA SANA EL AÇIP YALVARIYORUM,BİLİYORUMKİ, SEN DUALARI KABUL EDENSİN, DUALARIMI KABUL EYLE YARABBİ

RABBİM,YALNIZCA SANA EL AÇIP YALVARIYORUM,BİLİYORUMKİ, SEN DUALARI KABUL EDENSİN, DUALARIMI KABUL EYLE YARABBİ
Meryem / 48. Ayet
وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّ۪يۘ عَسٰٓى اَلَّٓا اَكُونَ بِدُعَٓاءِ رَبّ۪ي شَقِيًّا
“İşte ben sizden de, Allah’ı bırakıp taptığınız putlardan da uzaklaşıyor, yalnızca Rabbime el açıp yalvarıyorum. Umuyorum ki, Rabbime dua etmekle ümitlerim boşa çıkmayacak, mahrum ve perişan olmayacağım.”


İnsan, hakkında hayırlı olacakİ, şeyler için dua ettiği gibi, şer olacak şeyler için de dua eder, Çünkü insan, çok acelecidir.


https://www.youtube.com/shorts/PEzVWaJdUC8
İnsan, hakkında hayırlı olacak şeyler için dua ettiği gibi şer olacak şeyler için de dua eder. Çünkü insan, çok acelecidir.
İsrâ / 11. Ayet
وَيَدْعُ الْاِنْسَانُ بِالشَّرِّ دُعَٓاءَهُ بِالْخَيْرِۜ وَكَانَ الْاِنْسَانُ عَجُولًا
İnsan, hakkında hayırlı olacak şeyler için dua ettiği gibi şer olacak şeyler için de dua eder. Çünkü insan, çok acelecidir.
TEFSİR:
İnsan, fıtratındaki acelecilik vasfı sebebiyle öfkelendiği, bir sıkıntıya düştüğü ve güçlüklerle karşılaştığı zaman, muhâtaplarına çok ko­laylıkla beddua edebilmektedir. Hatta aceleci yapısıyla ve üzüntüsünün çokluğundan böyle durum­larda ümitsiz ve kötümser bir halde: “Allahım, cânımı al da, beni bu sıkıntıdan kurtar!” gibi sözlerle kendisi için bile beddua eder. Bu halin tasvip edilemez olduğunu Enes (r.a.)’ın anlattığı şu hadise ne güzel açıklamaktadır:
“Resûlullah (s.a.s.) son derece zayıflamış bir hastayı ziyâret etti ve:
«–Allah’a bir şey için dua ediyor veya O’ndan bir şey istiyor muydun?» diye sordu. Hasta şöyle cevap verdi:
«–Evet. Allahım! Bana âhirette vereceğin cezayı bu dünyada hemen peşin olarak ver, diye dua ediyordum.» Allah Resûlü (s.a.s.) şöyle buyurdu:
«–Sübhânallah! Senin buna gücün yetmez. Şöyle dua etseydin olmaz mıydı: Allahım! Bize dünyada da iyilik ver, âhirette de iyilik ver ve bizi cehennem azâbından koru!»
Bunun üzerine adam bu duayı yaptı ve şifa buldu.” (Müslim, Zikir 23/2688; Tirmizî, Deavât 71/3487)


Rabbim, Beni ve zürriyetimi, namazı dosdoğru kılanlardan eyle, Rabbimiz, dualarımızı kabul buyur,

Rabbim! Beni ve zürriyetimi namazı dosdoğru kılanlardan eyle! Rabbimiz dualarımızı kabul buyur!”
İbrahim / 40. Ayet
رَبِّ اجْعَلْن۪ي مُق۪يمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّت۪يۗ رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَٓاءِ
“Rabbim! Beni ve zürriyetimi namazı dosdoğru kılanlardan eyle! Rabbimiz dualarımızı kabul buyur!”


RABBİM BİZLERİDE, CENNETTE, BİRBİRLERİNE SELAM VEREN, MÜMİNLERDEN, EYLE YARABBİ

RABBİM BİZLERİDE, CENNETTE, BİRBİRLERİNE SELAM VEREN, MÜMİNLERDEN, EYLE YARABBİ
Yunus / 10. Ayet
دَعْوٰيهُمْ ف۪يهَا سُبْحَانَكَ اللّٰهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ ف۪يهَا سَلَامٌۚ وَاٰخِرُ دَعْوٰيهُمْ اَنِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ۟
Onların cennette: “Allahım! Sen her türlü kusurdan ve ortaktan uzaksın!” diye dua edecek; birbirlerine olan iyilik ve âfiyet dileklerini ise: “Selâm!” sözüyle sunacaklardır. Dualarının sonunda da: “Âlemlerin Rabbi Allah’a hamdolsun!” diyeceklerdir.


RABBİM PEYGAMBERİMİZ(SAV) İN, DUASINI ALMAK, ŞEFAATİNE NAİL OLMAK, BİZLERE DE NASİP ET, YARABBİ

https://www.youtube.com/shorts/5QbH8xbl9nw

RABBİM PEYGAMBERİMİZ(SAV) İN, DUASINI ALMAK, ŞEFAATİNE NAİL OLMAK, BİZLERE DE NASİP ET, YARABBİ
Tevbe / 103. Ayet
خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا وَصَلِّ عَلَيْهِمْۜ اِنَّ صَلٰوتَكَ سَكَنٌ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ
Onların mallarından bir miktar zekât ve sadaka al ki, böylece kendilerini günahlarından arındırıp tertemiz kılasın. Ayrıca onlar için dua ve istiğfar et. Çünkü senin duan onlar için kalplerini yatıştıran bir huzur ve tatmin vesilesidir. Allah, her şeyi hakkıyla işiten, kemâliyle bilendir.


EN GÜZEL İSİMLER, ESMAÜL HÜSNA, ALLAHINDIR, O İSİMLERLE, ALLAHA DUA EDİN

https://www.youtube.com/shorts/gFnn-YvJyiw
EN GÜZEL İSİMLER, ESMAÜL HÜSNA, ALLAHINDIR, O İSİMLERLE, ALLAHA DUA EDİN 
A'râf / 180. Ayet
وَلِلّٰهِ الْاَسْمَٓاءُ الْحُسْنٰى فَادْعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُوا الَّذ۪ينَ يُلْحِدُونَ ف۪ٓي اَسْمَٓائِه۪ۜ سَيُجْزَوْنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
En güzel isimler Allah’ındır; siz O’na bu isimlerle dua edin. O’nun isimleri konusunda haktan sapanları kendi hallerine bırakın. Çünkü onlar, yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.
TEFSİR:
Âyetin şöyle bir iniş sebebi vardır: Bir müslüman namaz kılarken bir keresinde Allah ismiyle, bir keresinde de Rahman ismiyle dua etmişti. Ya da “Yâ Rahmân, yâ Rahîm” diyerek Allah’a yalvarmıştı. Bunu duyan müşriklerden biri: “Muhammed ve ashâbı bir Rabbe taptıklarını iddia etmiyorlar mı? Bu adama ne oluyor ki iki Rabbe dua ediyor!” demiş, bunun üzerine Allah Tealâ bu âyet-i indirmiştir. (Kurtubî, el-Câmi‘, VII, 325)
Âyette geçen اَلْاَسْمَاۤءُ الْحُسْنٰى (el-esmâü’l-hüsnâ) ifadesi, “en güzel isimler” mânasına gelir. Cenâb-ı Hakk’ın isim ve sıfatlarının böyle güzellikle vasıflandırılmasının hikmetlerinden bazıları şöyledir:
Bu isimler, Yüce Rabbimizin pek yüce, müteâl bir zat olduğunu ifade eder ve kullarda büyük bir tâzim ve hürmet hissi uyandırır. Bunları işitmek kulaklara ve kalplere sonsuz bir lezzet ve halâvet verir.
Zikir ve dua olarak okunduğunda kabule vesile olur, se­vap kazandırır.
Kalplere huzur verir, rahmet ümidi aşılar.
En yüce varlık olan Allah’ın isimlerini, mânalarını anlayarak okumak, okuyanının değerini yücel­tir ve güzelliğini artırır.

HER İŞTE ADALETLİ, VE DÜRÜST OLUN, TÜM SAMİMİYETİNİZLE, ALLAHA YALVARIN

 https://www.youtube.com/shorts/JDd_gD0sLk4

HER İŞTE ADALETLİ, VE DÜRÜST OLUN, TÜM SAMİMİYETİNİZLE, ALLAHA YALVARIN
A'râf / 29. Ayet
قُلْ اَمَرَ رَبّ۪ي بِالْقِسْطِ۠ وَاَق۪يمُوا وُجُوهَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَادْعُوهُ مُخْلِص۪ينَ لَهُ الدّ۪ينَۜ كَمَا بَدَاَكُمْ تَعُودُونَۜ
De ki: “Rabbim her işte doğru ve adâletli olmayı emretti. Her secde ettiğinizde kalp ve beden ahengi içinde bütün varlığınızla O’na yönelin. İtaat ve ibâdetinizde yalnız O’nun rızâsını gözeterek tüm samimiyetinizle Allah’a yalvarın. Nasıl sizi ilk defa O yaratmışsa, yine O’na döneceksiniz.”


İNSANOĞLU, SIKIŞINCA, ALLAHA SIĞINIR, KURTULUNCA UNUTUR

İNSANOĞLU, SIKIŞINCA, ALLAHA SIĞINIR, KURTULUNCA UNUTUR 
En'âm / 63. Ayet
قُلْ مَنْ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعًا وَخُفْيَةًۚ لَئِنْ اَنْجٰينَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ
Onlara şöyle de: “Karanın ve denizin karanlıklarına, tehlikelerine maruz kaldığınızda sizi bundan kim kurtarır? Ki böyle anlarda tüm samimiyetinizle boyun bükerek, bazan O’na ağlaya sızlaya yakarır, bazan içten içe dua eder ve: «Eğer Allah bizi bu sıkıntıdan kurtarırsa, söz veriyoruz, kesinlikle şükredenlerden olacağız!» diye yalvarırsınız.


28 Temmuz 2024 Pazar

RABBİM BANA KATINDAN, TERTEMİZ, EVLAT NASİP EYLE, ŞÜPHESİZ SEN DUALARI, İŞİTEN KABUL EDENSİN

https://www.youtube.com/shorts/T1ksZ1KuCRU
RABBİM BANA KATINDAN, TERTEMİZ, EVLAT NASİP EYLE, ŞÜPHESİZ SEN DUALARI, İŞİTEN KABUL EDENSİN
Âl-i İmrân / 38. Ayet
هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُۚ قَالَ رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةًۚ اِنَّكَ سَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ
Orada Zekeriya Rabbine şöyle niyazda bulundu: “Rabbim! Bana katından tertemiz bir evlat ihsân eyle. Şüphesiz ki sen, duaları hakkıyla işitensin.”


RABBİMİZ BİZDEN BUNU, KABUL BUYUR, ŞÜPHESİZ SEN, İŞİTEN VE BİLENSİN

https://www.youtube.com/shorts/EsR1RcR9A6A
RABBİMİZ BİZDEN BUNU, KABUL BUYUR, ŞÜPHESİZ SEN, İŞİTEN VE BİLENSİN
Bakara / 127. Ayet
وَاِذْ يَرْفَعُ اِبْرٰه۪يمُ الْقَوَاعِدَ مِنَ الْبَيْتِ وَاِسْمٰع۪يلُۜ رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّاۜ اِنَّكَ اَنْتَ السَّم۪يعُ الْعَل۪يمُ
İbrâhim, İsmâil’le birlikte Beytullah’ın temelleri üzerine duvarlarını yükseltirken şöyle dua ediyorlardı: “Rabbimiz, bizden bunu kabul buyur. Şüphesiz sen işiten ve bilensin.”
TEFSİR:
Kaynaklarımızın verdiği bilgilere göre Kâbe, ilk olarak Allah’ın emri ve meleklerin yardımıyla Hz. Âdem tarafından inşa edilmiştir. Tarih boyunca zaman zaman yıkıldığı ve yeniden yapıldığı olmuştur. Aynı şekilde Nûh tufanı ve buna benzer hadiselerle tahrip olan ve temelleri kapanan Beytullah’ı, Hz. İbrâhim oğlu İsmâil’le birlikte eski temelleri üzerine yeniden yapmıştır. (Taberî, Câmi‘u’l-beyân, I, 760-763; Zemahşerî, el-Keşşâf, I, 94) Şu âyet-i kerîmeler Kâbe’nin, Hz. İbrâhim’den çok önceleri mevcut olduğuna işaret eder:
“Yeryüzünde insanlar için yapılan ilk mâbed, bütün insanlık için bir bereket kaynağı, bir hidâyet rehberi ve bir yönelme merkezi olan Mekke’deki Kâbe’dir.” (Âl-i İmrân 3/96)
“Rabbimiz! Ben zürriyetimden bir kısmını senin her türlü hürmete lâyık Mukaddes Evinin yanında ekin bitmeyen bir vâdiye yerleştirdim…” (İbrâhim 14/37)
“Bir vakit İbrâhim’e Kâbe’nin yerini hazırlayıp göstermiştik…” (Hac 22/26)


İYİLERLE, BERABER OL, KÖTÜLERDEN, UZAK DUR

İYİLERLE, BERABER OL, KÖTÜLERDEN. UZAK DUR
Kehf / 28. Ayet
وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْۚ تُر۪يدُ ز۪ينَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطًا
Sabah akşam Rablerinin rızâsını dileyerek O’na dua ve ibâdet edenlerle beraber olmaya candan sabret! Dünya hayâtının çekiciliğine kapılıp da gözlerini onlardan ayırma! Kalbini bizi anmaktan gâfil kıldığımız, nefsânî arzularına uyan ve işi hep aşırılık olan kimselere itaat etme!





DUA İBADET, VE İSTEK, YALNIZCA,ALLAHA YAPILIR, ALLAHTAN BAŞKASINA, YAPILAN BOŞTUR

https://www.youtube.com/shorts/AGmCTJSBBTQ

DUA İBADET, VE İSTEK, YALNIZCA,ALLAHA YAPILIR, ALLAHTAN BAŞKASINA, YAPILAN BOŞTUR
Ra'd / 14. Ayet
لَهُ دَعْوَةُ الْحَقِّۜ وَالَّذ۪ينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَج۪يبُونَ لَهُمْ بِشَيْءٍ اِلَّا كَبَاسِطِ كَفَّيْهِ اِلَى الْمَٓاءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَالِغِه۪ۜ وَمَا دُعَٓاءُ الْكَافِر۪ينَ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ
Gerçek dua ve ibâdet, ancak Allah’a yapılan dua ve ibâdettir. Müşriklerin, O’ndan başka yalvardıkları putlar, kendilerine hiçbir şekilde karşılık veremez. Onların durumu, tıpkı ağzına su gelsin diye iki avucunu açık bir şekilde suya doğru uzatıp öylece bekleyen kimse gibidir. Oysa bu şekilde onun ağzına su hiçbir zaman gelmeyecektir. İşte kâfirlerin duası da hep böyle boşa gider
TEFSİR:
Gerçek davet Hakk’ın davetidir. Ona doğru koşmak ve ona icâbet etmek gerekir. Gerçek dua da, Allah’a yapılan duadır. Onun dışındakiler, yapılan dualara hiçbir şeyle ve hiçbir şekilde karşılık veremezler. Sonra Allah Teâlâ, kendisinden gayrisine tapan ve dua edenlerin durumlarını şöyle canlı bir tablo ile canlandırmaktadır:
Sahnede bir insan bulunmaktadır. Bu kişi, oldukça susamış ve neredeyse susuzluktan nefesi kesilmiştir. Yine oracıkta yüksek bir gözeden şırıl şırıl tertemiz bir su akmaktadır. Adam ağzını açmış, susuzluktan bitap düşmüş bir halde suyun yanına varıyor. Ağzını uzatıp suyu içecek yerde öyle yapmıyor. Tersine, ağzına ulaşsın diye iki kolunu suya doğru uzatıyor. Daha ilginci elleri ve parmaklarının aralıkları da açık bir şekilde bunu yapıyor. Bu yolla ağzına suyun ulaşıp susuzluktan kurtulması mümkün değildir. Çünkü parmakları birbirinden iyice ayrılmış açık bir elde su asla durmaz. Adam öyle susuzluktan ağzı kurumuş, kolları da suya doğru uzanmış, elleri suyun altında açık bir tarzda sahnede bekliyor, biz de onu bu haliyle izliyoruz. İşte Allah’ı inkâr eden kâfirlerin, O’nun dışındaki varlıklara tapınmaları ve yalvarmaları da böyledir.
Temsilden şöyle bir mâna çıkarmak da mümkündür: Şimdi su cansızdır. Ellerini kendine uzatan kimseyi, onun susuzluğunu ve ihtiyacını hissetmez, görmez. O kimseye karşılık vermeye ve onun ağzına kendiliğinden ulaşmaya güç yetiremez. Aynı şekilde kâfirlerin dua ettikleri putlar da cansızdır, onların dualarını duyamaz, onlara karşılık veremezler. Onlara bir fayda vermeye de güçleri yetmez. (Fahreddin er-Râzî, Mefâtîhu’l-gayb, XIX, 29) Bu haliyle suya kavuşup susuzluğunu gidermek isteyen ve bu uğurda çırpınan kişinin uğraşıları boşuna olduğu gibi, Allah’tan başkalarına dua edenlerin duaları da boşunadır.
Netice olarak anlaşılmaktadır ki dua ve ibâdet edilmeye lâyık olan yalnızca Allah Teâlâ’dır. Çünkü:


Rabbini sabah akşam içten içe, boyun büküp yalvara yakara, derin bir ürpertiyle,ve ancak kendin işitebileceğin bir sesle, zikret Sakın gâfillerden olma

Araf 205
وَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ ﴿
Rabbini sabah akşam içten içe, boyun büküp yalvara yakara, derin bir ürpertiyle,ve ancak kendin işitebileceğin bir sesle, zikret Sakın gâfillerden olma





Rabbini sabah akşam içten içe, boyun büküp yalvara yakara, derin bir ürpertiyle ve ancak kendin işitebileceğin bir sesle zikret! Sakın gâfillerden olma!
A'râf / 205. Aye
tوَاذْكُرْ رَبَّكَ ف۪ي نَفْسِكَ تَضَرُّعًا وَخ۪يفَةً وَدُونَ الْجَهْرِ مِنَ الْقَوْلِ بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ وَلَا تَكُنْ مِنَ الْغَافِل۪ينَ
Rabbini sabah akşam içten içe, boyun büküp yalvara yakara, derin bir ürpertiyle ve ancak kendin işitebileceğin bir sesle zikret! Sakın gâfillerden olma!

Rabbimiz, İmtihan için, kâfirleri üzerimize salıp, bizi musîbetlere maruz bırakma, Rabbimiz, Bizi bağışla,



https://www.youtube.com/shorts/A5fuN6hp-Pc
Rabbimiz, İmtihan için, kâfirleri üzerimize salıp, bizi musîbetlere maruz bırakma, Rabbimiz, Bizi bağışla, Mümtehine / 5. Ayet
رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَاۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
“Rabbimiz! İmtihan için kâfirleri üzerimize salıp bizi musîbetlere maruz bırakma! Rabbimiz! Bizi bağışla! Şüphesiz sen, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olansın!”



Bana dua edin, size cevap vereyim, Bana kulluk etmeyi, kibirlerine yediremeyenler, yakında perişan bir halde, cehenneme gireceklerdir.



https://www.youtube.com/shorts/GqsJF7G3A-I
Bana dua edin, size cevap vereyim, Bana kulluk etmeyi, kibirlerine yediremeyenler, yakında perişan bir halde, cehenneme gireceklerdir.
Mü'min / 60. Ayet
وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُون۪ٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْۜ اِنَّ الَّذ۪ينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَت۪ي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِر۪ينَ۟
Rabbiniz şöyle buyuruyor: “Bana dua edin, size cevap vereyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler, yakında perişan bir halde cehenneme gireceklerdir.”
TEFSİR:
Resûlullah (s.a.s.): “Dua, ibâdetin tâ kendisidir” buyurmuş, sonra bu âyet-i kerîmeyi okumuştur. (Ebû Dâvûd, Vitr 23/1479; Tirmizî, Tefsir 40/3247) Buna göre âyetin mânası şöyle olur: “Benim tek olduğumu kabul edin ve bana kulluk yapın. Ben de sizin kulluğunuzu kabul edip günahlarınızı bağışlayayım.” Bununla birlikte Rabbimizden ihtiyaçlarımızı talep ettiğimiz dua ve niyazlarımız da şüphesiz bu âyetin emri dâhilindedir ve bunlar da Allah’a kulluğumuzun mühim bir yönünü teşkil eder. Nitekim âyet-i kerîmelerde şöyle buyrulur:



Geceleyin yanları yataklardan uzaklaşır, azâbından korkup rahmetini umarak, Rablerine yalvarırlar, ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan, Allah yolunda harcarlar.

Secde / 16. Ayet
تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاۘ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ
Geceleyin yanları yataklardan uzaklaşır, azâbından korkup rahmetini umarak Rablerine yalvarırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcarlar.


Allah, el açıp kendine yalvaran, darda kalmış, kullarının imdâdına yetişir, dualarına icâbet eder, ve sıkıntılarını giderir

DARDA KALAN BU AYETİ KERİME İLE DUA ETSİN RABBİM DARLIĞINI GİDERİR
Allah, el açıp kendine yalvaran, darda kalmış, kullarının imdâdına yetişir, dualarına icâbet eder, ve sıkıntılarını giderir
Neml / 62. Ayet
اَمَّنْ يُج۪يبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّٓوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَٓاءَ الْاَرْضِۜ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِۜ قَل۪يلًا مَا تَذَكَّرُونَۜ
Onlar mı hayırlı yoksa kendine yalvardığı zaman darda kalmış olanın imdâdına yetişip başındaki sıkıntıyı gideren ve sizi yeryüzünün halefleri ve hâkimleri yapan mı? Allah ile beraber başka bir ilâh daha olur mu hiç? Ne de az düşünüp ders alıyorsunuz!


ALLAHIN HUZURUNA, SADECE KALBİ, TEMİZ OLARAK, GELENLER KURTULUR

 https://www.youtube.com/shorts/WPvC1VJFJkE

ALLAHIN HUZURUNA, SADECE KALBİ, TEMİZ OLARAK, GELENLER KURTULUR 
Şuarâ / 89. Ayet
اِلَّا مَنْ اَتَى اللّٰهَ بِقَلْبٍ سَل۪يمٍۜ
“Ancak Allah’ın huzuruna tertemiz bir kalple gelenler kurtulur!”



AHİRETTE, NE MAL FAYDA VERİR, NEDE EVLAT FAYDA VERİR

 https://www.youtube.com/shorts/RaX98qwH2a4

AHİRETTE, NE MAL FAYDA VERİR, NEDE EVLAT FAYDA VERİR 
Şuarâ / 88. Ayet
يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَۙ
“O gün ne mal fayda verir, ne de evlat.”


27 Temmuz 2024 Cumartesi

DİRİLTİLECEĞİMİZ GÜN, BENİ REZİL RÜSVAY, ETME YARABBİ


https://www.youtube.com/shorts/kwYPHTbEL5o
DİRİLTİLECEĞİMİZ GÜN, BENİ REZİL RÜSVAY, ETME YARABBİ
Şuarâ / 87. Ayet
وَلَا تُخْزِن۪ي يَوْمَ يُبْعَثُونَۙ
“İnsanların diriltilecekleri gün beni rezil rüsvâ eyleme!”


RABBİM, BABAMINDA, GÜNAHLARINI BAĞIŞLA, YARABBİ

 https://www.youtube.com/shorts/GJkxQWfQ3AQ

RABBİM, BABAMINDA, GÜNAHLARINI BAĞIŞLA, YARABBİ
Şuarâ / 86. Ayet
وَاغْفِرْ لِاَب۪ٓي اِنَّهُ كَانَ مِنَ الضَّٓالّ۪ينَۙ
“Baba mı da bağışla; çünkü o yolunu şaşıranlar arasında.”


RABBİM SONSUZ, VE EBEDİ, NİMETLERİN OLDUĞU, CENNETİNİ, BANADA NASİP ET

https://www.youtube.com/shorts/U0wtQyZ6Ht0

RABBİM SONSUZ, VE EBEDİ, NİMETLERİN OLDUĞU, CENNETİNİ, BANADA NASİP ET
Şuarâ / 85. Ayet
وَاجْعَلْن۪ي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّع۪يمِۙ
“Beni, içinde ebedî nimetlerin kaynadığı cennetin vârislerinden kıl!”


RABBİM ÖLDÜKTEN SONRA, GELECEK NESİLLER, ARASINDA, DOĞRULUKLA, VE HAYIRLA, ANILMAYI, NASİP EYLE YARABBİ, AMİN

https://www.youtube.com/shorts/tUeamcDwyeU

RABBİM ÖLDÜKTEN SONRA, GELECEK NESİLLER, ARASINDA, DOĞRULUKLA, VE HAYIRLA, ANILMAYI, NASİP EYLE YARABBİ, AMİN

Şuarâ / 84. Ayet

وَاجْعَلْ ل۪ي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِر۪ينَۙ
“Bana gelecek nesiller arasında doğrulukla ve hayırla anılmayı nasip et!”



RABBİM BANA İLİM VE HİKMET VER, BENİ, SALİH KULLARININ, ARASINA, KAT YARABBİ, AMİN

 https://www.youtube.com/shorts/L3BBdKgJrSk

RABBİM BANA İLİM VE HİKMET VER, BENİ, SALİH KULLARININ, ARASINA, KAT YARABBİ, AMİN

Şuarâ / 83. Ayet
رَبِّ هَبْ ل۪ي حُكْمًا وَاَلْحِقْن۪ي بِالصَّالِح۪ينَۙ
“Rabbim! Bana ilim ve hikmet ver; beni sâlihler kullarının arasına ilhak eyle!”


26 Temmuz 2024 Cuma

RABBİM GÜNAHLARIMIZI BAĞIŞLA, BİZE MERHAMET ET, SENİN KAPINDAN BAŞKA, SIĞINACAK KAPI YOKTUR YARABBİ

 https://www.youtube.com/shorts/6d_eqwRGCvI

RABBİM GÜNAHLARIMIZI BAĞIŞLA, BİZE MERHAMET ET, SENİN KAPINDAN BAŞKA, SIĞINACAK KAPI YOKTUR YARABBİ

Mü'minûn / 118. Ayet
وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِم۪ينَ
Rasûlüm! De ki: “Rabbim! Günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Merhamet edenlerin en hayırlısı sensin!”
TEFSİR
“Rabbim! Günahlarımızı bağışla, bize merhamet et. Merhamet edenlerin en hayırlısı sensin!” (Mü’minûn 23/118)
Mü’minûn suresi 115. âyet insanın abes yaratılmadığını ifade buyurmuştu. İnsanın abes yaratılmaması Allah’ın rahmetinin bir tezahürüdür. Bu rahmetin gereği olarak imanlı bir şekilde kabre girenler ebedi cenneti kazanacaklardır. Bu sebeple sûre “mer­ha­met eden­le­rin en ha­yır­lı­sı sen­sin” (Mü’minûn 23/118) diyerek son buldu. Peşinden gelen Nûr suresi ise boşa yaratılmayan insanların uyması gereken hükümleri beyân ederek başlamaktadır. Bu da insanlar için Allah’ın bir lütfudur. Onlar sorumluluklarını yerine getirerek Allah’a ibâdet edecekler, bu hükümler sayesinde aralarındaki anlaşmazlıklar engellenecek, kötülüklerin önü alınacaktır. Çünkü şefkat ve merhamet, insanların kalplerinin huzurunu temin etmeyi gerekli kılmaktadır:

BUGÜN BATIL ÜSTÜN GÖRÜNSEDE, EN YAKIN ZAMANDA, BATIL YOK OLACAK, HAK İSLAM GELECEKTİR, RABBİMİN BİZE MÜJDESİ,


BUGÜN BATIL ÜSTÜN GÖRÜNSEDE, EN YAKIN ZAMANDA, BATIL YOK OLACAK, HAK İSLAM GELECEKTİR, RABBİMİN BİZE MÜJDESİ,
İsrâ / 81. Ayet
وَقُلْ جَٓاءَ الْحَقُّ وَزَهَقَ الْبَاطِلُۜ اِنَّ الْبَاطِلَ كَانَ زَهُوقًا
De ki: “Hak geldi, bâtıl yok olup gitti. Zâten bâtıl mâhiyeti gereği yok olup gitmeye mahkûmdur!”
TEFSİR:
Hak, Allah’ın râzı olduğu, çerçevesini Kur’an ve sünnetin belirlediği İslâm dinidir. Bunun dışındaki her şey bâtıldır. Her ne kadar bu âyetin indiği zamanda hakla bâtıl, imanla küfür arasındaki mücâdele doruk noktasında olsa da, arada sırada bâtılın varlığı ve göstermelik üstünlüğü gözükse de, netice de hak bütünüyle gâlip gelecek ve bâtıl bütünüyle yıkılıp gidecektir. Çünkü hakkın karşısında bâtılın mâhiyeti budur. Gerçekten bu âyetin verdiği müjde, on sene gibi kısa bir müddet sonra Resûlullah (s.a.s.)’in Mekke’ye bir fatih olarak girdiğinde ve Kâbe’ye girip üç yüz altmış putu kırarak aynı ilânı yaptığında gerçekleşmiştir. Nitekim İbn Mesûd (r.a.)’dan şu bilgi nakledilir:
Resûl-i Ekrem (s.a.s.) Mekke’ye girdiğinde Kâbe’nin etrafında üç yüz altmış put vardı. Efendimiz: “Hak geldi, bâtıl yıkılıp gitti” diyerek elindeki sopayla onların tek tek gözlerine dürterek hepsini yüzüstü devirdi. Nihâyet Kâbe’nin üzerinde Huzâalılar’a ait kurşundan yapılmış bir put kaldı. Allah Resûlü (s.a.s.): “Ey Ali onu aşağıya at” buyurdu. Hz. Ali de yukarıya tırmanarak onu aşağıya attı ve kırdı. (Buhârî, Tefsir 17/8; Müslim, Cihad 87)
Unutulmamalıdır ki Kur’ân-ı Kerîm’in biricik gayesi de, her türlü bâtıl düşünce, inanç ve eylemlerin kökünü kazıyarak hakkı hâkim kılmaktır:


RABBİM GİRECEĞİM, VE ÇIKACAĞIM YERE, DOĞRULUKLA GİRİP ÇIKMAMI NASİP ET, BANA KATINDAN, ZAFER NASİP ET

 

RABBİM GİRECEĞİM, VE ÇIKACAĞIM YERE, DOĞRULUKLA GİRİP ÇIKMAMI NASİP ET, 
BANA KATINDAN, ZAFER NASİP ET
İsrâ / 80. Ayet
وَقُلْ رَبِّ اَدْخِلْن۪ي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَاَخْرِجْن۪ي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَلْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ سُلْطَانًا نَص۪يرًا
Ve kul rabbi edhılni mudhale sıdkın ve ahricni muhrece sıdkın vec'al li min ledunke sultanen nasira
Şöyle dua et: “Rabbim! Benim gireceğim yere doğrulukla girmemi, çıkacağım yerden doğrulukla çıkmamı nasip eyle; yüce katından bana yardımcı bir güç, kuvvetli bir delil ver!”
TEFSİR:
Rabbimizin tâlim buyurduğu bu dua çok şumüllü bir duadır. Yapacağımız her iş için bu duayı okuyabiliriz. Duanın ihtiva ettiği mâna şöyle açıklanabilir: “Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla ve çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Herhangi bir işi yaparken veya herhangi bir yere giderken tam bir dürüstlükle, kabul ve râzı olunan bir şekilde o işi yapmayı ve o yere varmayı nasip eyle. Herhangi bir işi bitirirken veya bir yerden ayrılırken tam bir dürüstlükle, kabul ve râzı olunan bir şekilde o işi tamamlamayı ve o yerden çıkmayı müyesser kıl. Yine emrettiğin kulluk vazifelerinin girişinde, çıkışında, dinini tebliğ görevinin yerine getirilmesinde ve tamamlanmasında doğruluk ve dürüstlükle başarı ihsan eyle. Âhiretin girişi olan mezara koyduğunda dürüstlükle koy ve oradan çıkarıp yeniden dirilttiğinde de dürüstlükle dirilterek gönder! Bütün bu kulluk vazifelerimde ve İslâm’ı tebliğimde muvaffak olabilmem için tarafından bana, düşmanlarımı mağlup edecek kuvvetli bir yardımcı, kahredici bir delil, mağlup edici bir kudret tahsis et ki, onun saltanatı karşısında kâfirler mağlup ve perişan olsunlar. İman edenler de üstün gelip zafere erişsinler! Zaten bizim hakkın galip gelip batılın yok olacağına inancımız tamdır”:


RABBİM SANA ENDİŞE, VE ÜMİTLE DUA EDİYORUZ, BİZDEN RAHMETİNİ, ESİRGEME YARABBİ

RABBİM SANA ENDİŞE, VE ÜMİTLE DUA EDİYORUZ, BİZDEN RAHMETİNİ, ESİRGEME YARABBİ
Araf 56
Ve düzeltildikten sonra, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na endişe ve ümit ile dua edin. Kuşkusuz Allah'ın rahmeti muhsin olanlara yakındır.
وَلَا تُفْسِدُوا فِي الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا وَادْعُوهُ خَوْفاً وَطَمَعاًۜ اِنَّ رَحْمَتَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ
Ve la tufsidu fil ardı ba'de ıslahıha ved'uhu havfen ve tamaa inne rahmetallahi karibun minel muhsinin.

PEYGAMBERLERİNE, VADETTİĞİN CENNETİ, BİZE DE VER, AHİRETTE BİZİ GÖZET YARABBİ

PEYGAMBERLERİNE, VADETTİĞİN CENNETİ, BİZE DE VER, AHİRETTE BİZİ GÖZET YARABBİ
Ali İmran 194
"Rabb'imiz! Resullerinin diliyle vadettiklerini bize ver, Kıyamet Günü'nde bizi alçaltma; kuşkusuz, Sen, verdiğin sözden dönmezsin."
رَبَّنَا وَاٰتِنَا مَا وَعَدْتَنَا عَلٰى رُسُلِكَ وَلَا تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ اِنَّكَ لَا تُخْلِفُ الْم۪يعَادَ
Rabbena ve atina ma vaadtena ala rusulike ve la tuhzina yevmel kıyameh, inneke la tuhliful miad.

GÖNDERDİĞİN PEYGAMBERİNİ, İŞİTTİK İMAN ETTİK, YA RABBİ SUÇLARIMZI BAĞIŞLA, KÖTÜLÜKLERİMİZİ ÖRT, CANIMIZI İMANLI AL

GÖNDERDİĞİN PEYGAMBERİNİ, İŞİTTİK İMAN ETTİK, YA RABBİ SUÇLARIMZI BAĞIŞLA KÖTÜLÜKLERİMİZİ ÖRT, CANIMIZI İMANLI AL
Ali İmran 193 
"Ey Rabb'imiz! Biz, "Rabb'inize iman edin." diye, iman etmeye çağıran bir davetçiyi işittik ve hemen iman ettik. Rabb'imiz! Suçlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve canımızı iyilikle al."
رَبَّنَٓا اِنَّـنَا سَمِعْنَا مُنَادِياً يُنَاد۪ي لِلْا۪يمَانِ اَنْ اٰمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَاٰمَنَّاۗ رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّـَٔاتِنَا وَتَوَفَّـنَا مَعَ الْاَبْرَارِۚ
Rabbena innena semi'na munadiyen yunadi lil imani en aminu bi rabbikum fe amenna, rabbena fagfir lena zunubena ve keffir anna seyyiatina ve teveffena meal ebrar.

YA RABBİ ZALİMLERİN ZULMU, ARTIK DAYANILMAZ HAL ALDI, NE OLUR MÜSLÜMANLARI, BU ZALİMLERİN ELİNDEN KURTAR

YA RABBİ ZALİMLERİN ZULMU, ARTIK DAYANILMAZ HAL ALDI, NE OLUR MÜSLÜMANLARI, BU ZALİMLERİN ELİNDEN KURTAR
Ali  İmran 192
"Ey Rabb'imiz! Kuşkusuz, kimi ateşe sokarsan, onu perişan edersin. Zalimlerin yardımcıları yoktur."
رَبَّنَٓا اِنَّكَ مَنْ تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ اَخْزَيْتَهُۜ وَمَا لِلظَّالِم۪ينَ مِنْ اَنْصَارٍ
Rabbena inneke men tudhılin nare fe kad ahzeyteh, ve ma liz zalimine min ensar.

BİZİ BOŞUNA, YARATMADIĞINI BİLİRİZ, SENİ DAİMA ANARIZ, BİZİ AZABINDAN KORU ALLAHIM

 https://www.youtube.com/shorts/pcrJNhFu7d0
BİZİ BOŞUNA, YARATMADIĞINI BİLİRİZ, SENİ DAİMA ANARIZ, BİZİ AZABINDAN KORU ALLAHIM
Ali İmran 191
Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine iken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: "Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru."
اَلَّذ۪ينَ يَذْكُرُونَ اللّٰهَ قِيَاماً وَقُعُوداً وَعَلٰى جُنُوبِهِمْ وَيَتَفَكَّرُونَ ف۪ي خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ رَبَّنَا مَا خَلَقْتَ هٰذَا بَاطِلاًۚ سُبْحَانَكَ فَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Ellezine yezkurunallahe kıyamen ve kuuden ve ala cunubihim ve yetefekkerune fi halkıs semavati vel ard, rabbena ma halakte haza batıla, subhaneke fekına azaben nar

25 Temmuz 2024 Perşembe

ÖLÜDEN DİRİYİ, DİRİDEN ÖLÜYE ÇIKARAN ALLAHIM, BİZEDE HESAPSIZ HELAL RIZIK VER

ÖLÜDEN DİRİYİ, DİRİDEN ÖLÜYE ÇIKARAN ALLAHIM, BİZEDE HESAPSIZ HELAL RIZIK VER
Ali İmran 27.
 Ayet "Geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de geceye dönüştürürsün. Diriyi, ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Hak edene hesapsız rızık verirsin."
تُولِجُ الَّيْلَ فِي النَّهَارِ وَتُولِجُ النَّهَارَ فِي الَّيْلِۘ وَتُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَتُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّۘ وَتَرْزُقُ مَنْ تَشَٓاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Tulicul leyle fin nehari ve tulicun nehara fil leyl, ve tuhricul hayya minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy, ve terzuku men teşau bi gayri hısab

ALLAHIM MÜLKÜ DİLEDİĞİNE VERİR ,DİLEDİĞİNDEN ALIRSIN, HAYIR SENİN ELİNDEDİR,BİZLERE DÜNYA VE AHİRETTE,HAYIRLAR NASİP EYLE

ALLAHIM MÜLKÜ DİLEDİĞİNE VERİR ,DİLEDİĞİNDEN ALIRSIN, HAYIR SENİN ELİNDEDİR,BİZLERE DÜNYA VE AHİRETTE,HAYIRLAR NASİP EYLE 
Ali imran 26
De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü hak edene verirsin, mülkü hak edenden çekip alırsın. Hak edeni aziz, hak edeni zelil edersin. Hayır, senin elindedir. Kuşkusuz Sen Her Şeye Güç Yetiren'sin."
قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشَٓاءُۘ وَتُعِزُّ مَنْ تَشَٓاءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشَٓاءُۜ بِيَدِكَ الْخَيْرُۜ اِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ
Kulillahumme malikel mulki tu'til mulke men teşau ve tenziul mulke mimmen teşa', ve tuizzu men teşau ve tuzillu men teşa', bi yedikel hayr, inneke ala kulli şey'in kadir

24 Temmuz 2024 Çarşamba

RABBİMİZ KAPLERİMİZİ, SAPTIRMA, BİZİ BAĞIŞLA

RABBİMİZ KAPLERİMİZİ, SAPTIRMA, BİZİ BAĞIŞLA
Ali İmran 8
Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ اِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةًۚ اِنَّكَ اَنْتَ الْوَهَّابُ
Rabbena la tuziğ kulubena ba'de iz hedeytena veheb lena min ledunke rahmeh, inneke entel vehhab


RABBİMİZ, BİZE GÜCÜMÜZÜN ÜZERİNDE, SORUMLULUK YÜKLEME, BİZİ BAĞIŞLA

RABBİMİZ, BİZE GÜCÜMÜZÜN ÜZERİNDE, SORUMLULUK YÜKLEME, BİZİ BAĞIŞLA
Bakara 286
Allah, hiç kimseye gücünün yeteceğinden fazla yük yüklemez. Herkesin yaptığı iyilik lehine, kötülük de aleyhinedir. "Rabb'imiz! Unutur veya yanlış yaparsak, bizi sorumlu tutma. Rabb'imiz! Bize daha öncekilere yüklediğin gibi zor şeyler yükleme. Rabb'imiz! Bize gücümüzün üzerinde bir sorumluluk yükleme. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen, Mevlamız'sın. Gerçeği yalanlayan nankörler toplumuna karşı bize yardım et.
لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْساً اِلَّا وُسْعَهَاۜ لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْۜ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَٓا اِنْ نَس۪ينَٓا اَوْ اَخْطَأْنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَٓا اِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِنَاۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِه۪ۚ وَاعْفُ عَنَّا۠ وَاغْفِرْ لَنَا۠ وَارْحَمْنَا۠ اَنْتَ مَوْلٰينَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ
La yukellifullahu nefsen illa vus'aha leha ma kesebet ve aleyha mektesebet rabbena la tuahızna in nesina ev ahta'na, rabbena ve la tahmil aleyna ısran kema hameltehu alellezine min kablina, rabbena ve la tuhammilna ma la takate lena bih, va'fu anna, vagfir lena, verhamna, ente mevlana fensurna alel kavmil kafirin.

KAZANDIKLARINIZA,KARŞILIK PAYLAR VARDIR

https://www.youtube.com/shorts/86q-07TvYmY
KAZANDIKLARINIZA,KARŞILIK PAYLAR VARDIR
Nisa 32
İşte bunların, kazandıklarına karşılık payları vardır. Allah, hesabı çabuk görendir.
اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ نَص۪يبٌ مِمَّا كَسَبُواۜ وَاللّٰهُ سَر۪يعُ الْحِسَابِ
Ulaike lehum nasibun mimma kesebu vallahu seriul hısab.

RABBİMİZ, BİZE DÜNYADA DA, AHİRETTEDE, İYİLİK VER, BİZİ CEHENNEM, AZABINDAN KORU

RABBİMİZ, BİZE DÜNYADA DA, AHİRETTEDE, İYİLİK VER, BİZİ CEHENNEM, AZABINDAN KORU
Bakara 201
Kimileri de: "Rabb'imiz, bize dünyada da iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru." derler.
وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَٓا اٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Ve minhum men yekulu rabbena atina fid dunya haseneten ve fil ahirati haseneten ve kına azaben nar


BANA DUA EDENİN, DUASINI KABUL EDERİM

BANA DUA EDENİN, DUASINI KABUL EDERİM
Bakara 186
Kullarım, sana, Ben'i sorarlarsa bilsinler ki Ben, yakınım. Bana dua edenin, duasına karşılık veririm. O halde onlar da Benim çağrıma uysunlar ve Bana gerçek anlamda iman etsinler. Böylece irşad olurlar.
وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
Ve iza seeleke ıbadi anni fe inni karib ucibu da'veted dai iza deani, fel yestecibu li vel yu'minu bi leallehum yerşudun.

FATİHA SURESİ

https://www.youtube.com/shorts/bH0f-XWQSI0

FATİHA SURESİ

سُورَةُ ٱلْفَاتِحَةِ
1. Fatiha suresi
1
Rahmeti Bol ve Kesintisiz Olan Allah'ın Adıyla

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

Bismillahir rahmanir rahim.
2
Övülmeye değer olan yalnızca alemlerin Rabb'i Allah'tır.

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ

El hamdu lillahi rabbil alemin .
3
O'nun Rahmeti Bol ve Kesintisizdir

اَلرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِۙ

Er rahmanir rahim.
4
O, Hesap Günü'nün sahibidir.

مَالِكِ يَوْمِ الدّ۪ينِۜ
https://www.youtube.com/shorts/bH0f-XWQSI0
Maliki yevmid din.
5
Yalnız Sana kulluk eder ve yalnız Sen'den yardım dileriz.

اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُۜ

İyyake na'budu ve iyyake nestain.
6
Bize doğru yolu göster;

اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ

İhdinas sıratel mustakim.
7
Nimet verdiklerinin yolunu. Gazabına uğrayanların ve sapkınların yolunu değil.

صِرَاطَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْۙ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّٓالّ۪ينَ

Sıratallezine en'amte aleyhim gayril magdubi aleyhim ve lad dallin.

RABBİNİZE, YALVARA YAKARA, VE GİZLİCE DUA EDİN, BİLESİNİZKİ O, HADDİ AŞANLARI SEVMEZ

https://www.youtube.com/shorts/t-AkYs2P85s
RABBİNİZE, YALVARA YAKARA, VE GİZLİCE DUA EDİN, BİLESİNİZKİ O, HADDİ AŞANLARI SEVMEZ
اُدْعُوا رَبَّكُمْ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةًۜ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَۚ
Ud'u rabbekum tedarruan ve hufyeh, innehu la yuhıbbul mu'tedin
Araf 55. ayet :
Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.